Kısaca: Enneagram'a göre evet: Her çocuk baskın bir tiple doğar ve bu tipin izleri erken yaşlardan itibaren görülmeye başlar. Ama enneagram öğretmenleri çocukluğu kimliğin hâlâ şekillendiği bir dönem olarak görüyor ve çocuğa erkenden bir numara vermek yerine onu merakla izlemeyi öneriyor. Bu yazıda dokuz tipin çocuklukta nasıl görünebileceğini, her tipin duymaya ihtiyaç duyduğu cümleyi, enneagramın öteki mizaç modelleriyle nasıl yan yana durduğunu ve çocuğunuzu bu gözle izlemek için dokuz soruyu bir araya getirdik.
Okuma süresi yaklaşık 8 dakika
Bir an düşünün: Kreşte iki çocuk aynı anda aynı şeyi yapıyor; ikisi de elindeki oyuncağı kimseye vermiyor. Biri, oyuncağı bir kez bırakırsa geri alamayacağından endişe ediyor. Öteki, oyunun nasıl oynanacağına kendisi karar vermek istiyor. Dışarıdan bakınca aynı davranış; içeriden bakınca iki ayrı dünya.
Enneagramı ebeveynler için ilginç kılan şey tam da bu: Davranışın kendisine değil, ardındaki nedene bakıyor. Enneagram Institute'un deyişiyle farklı tipler neredeyse aynı biçimde davranabilir, ama güdüleri bambaşka olabilir.
Dünyada çocukların mizacını anlatan pek çok model var; biz enneagramı bunlardan biri olarak görüyoruz. Ama çocuğunuza bakarken size yeni bir pencere açacağına inanıyoruz. Bu yazıda o pencereden birlikte bakıyoruz.
Enneagram nedir? Hiç duymadıysanız: Enneagram, insanları dokuz kişilik tipine ayıran bir model; her tipin bir temel korkusu ve bir temel arzusu olduğunu söylüyor. Kısa ve sade bir tanıtım için Enneagram nedir? yazımıza bakabilirsiniz.
Enneagram çocuklar hakkında ne söylüyor?
Enneagram Institute'a göre hepimiz baskın tipimizle doğarız; tipi belirleyen başlıca şey doğuştan gelen mizaçtır. Çocuklar dört beş yaşına geldiğinde ayrı bir benlik duygusu belirginleşir, ama bu yaşlarda kimlik hâlâ “çok akışkandır”.
Kurumu kuran Don Riso ve Russ Hudson, The Wisdom of the Enneagram kitabında buna önemli bir parça ekliyor: Tip büyük ölçüde doğuştan gelse de, kişinin bu tipi ne kadar sağlıklı ve özgür yaşayacağını en çok erken çocukluktaki ortam belirliyor. Enneagram üzerine bir ebeveynlik kitabı yazan Ann Gadd da aynı şeyi söylüyor: Ebeveynler çocuğun tipini yaratmaz, ama o tipin sağlıklı mı yoksa zorlanarak mı gelişeceğinde büyük payları vardır.
Yani enneagramın ebeveynlere mesajı hem rahatlatıcı hem de sorumluluk yükleyici: Çocuğunuzun kim olduğunu siz seçmiyorsunuz; ama kim olduğunu ne kadar özgürce yaşayacağında sizin payınız büyük.
Dokuz tip çocuklukta nasıl görünebilir?
Riso ve Hudson her tip için bir “çocukluk örüntüsü” anlatıyor. Bu örüntüler, her tipten yetişkinlerin kendi çocukluklarını anlattığı atölyelerden derlenmiş. Yazarlar örüntülerin tipi yaratmadığını, erken çocuklukta sık görülen eğilimleri anlattığını vurguluyor. Aşağıda bu örüntüleri, Ann Gadd'ın çocuklar üzerine gözlemleriyle birlikte kısaca özetledik. Bunları bir çocuğa numara vermek için değil, çocuğun iç dünyasına dair ipuçları olarak okumak en güzeli:
- 1 · Reformcu: İyi çocuk olmak için çok çabalar. Erken yaşta ciddi ve sorumludur; kendine kurallar koyar, hatayı kolay kolay kendine yakıştırmaz.
- 2 · Yardımsever: Kardeşine bakar, evde yardım eder; sevgiyi vererek kazanmaya çalışır. Kendi ihtiyacını söylemekte zorlanabilir. Riso ve Hudson'ın aktardığı anılardan birinde bir çocuk, bir arkadaş kazanmak için en sevdiği oyuncağını hediye götürüyor.
- 3 · Başarı odaklı: Ailesinin neye değer verdiğini çabuk sezer ve o alanda parlamak ister; alkış ona iyi gelir. Gadd'ın gözlemiyle, elinde en gözde oyuncağı sımsıkı tutan çocuk.
- 4 · Bireyci: Kendini biraz farklı hisseder, “görülmek” ister; iç dünyası ve hayal gücü zengindir. Gadd'a göre kılık değiştirmeyi sever.
- 5 · Araştırmacı: Kendine ait bir köşe arar; kitaplara, koleksiyonlara, kutu oyunlarına, bilim setlerine yönelir. Bazı alanlarda yaşının çok ilerisindedir. Gadd'a göre oyuncaklarını paylaşmakta zorlanabilir.
- 6 · Sadık: Güven ve düzen ister. Yakınlık arar ama temkinlidir; dışarıdan uyumlu görünürken içinden sorgular.
- 7 · Hevesli: Yeni oyunlar, yeni yerler, yeni arkadaşlar… Riso ve Hudson'a göre Yediler çocuklukta oyuncakları, oyunları ve oyun arkadaşlarını bir tür “geçiş nesnesi” gibi kullanır. Gadd'ın deyişiyle yeni oyuncak bugün heyecan verir, yarın unutulur.
- 8 · Meydan okuyan: Maceracı, iddialı ve cesurdur; küçük yaşta bile otoriteye kafa tutabilir. Sekizlerin çoğu çocuklukta erken “büyümek” zorunda kaldığını anlatıyor.
- 9 · Barışçıl: Çoğu mutlu bir çocukluk anlatır. Uyumlu, az sorun çıkaran, saatlerce kendi kendine oynayabilen “uslu çocuk”tur; ortamın huzurunu korumak ister. Gadd'a göre hem birlikte hem tek başına oynamaktan hoşlanır.
Riso ve Hudson'ın bir gözlemi daha bu tabloyu tamamlıyor: Üç merkez, her tipin çocukken en çok neyi istediğini anlatıyor. Karın merkezindeki 8, 9 ve 1 kendine ait bir alan ve özerklik, kalp merkezindeki 2, 3 ve 4 ilgi ve görülmek, kafa merkezindeki 5, 6 ve 7 ise güven ister.
Her çocuğun duymak istediği cümle
Riso ve Hudson'ın kitabındaki en dokunaklı fikirlerden biri “kayıp mesajlar”. Yazarlara göre her tip, çocukken özellikle duymaya ihtiyaç duyduğu, ama çoğu zaman yeterince duymadığı bir cümle taşıyor:
| Tip | Duymaya ihtiyaç duyduğu cümle |
|---|---|
| 1 | “İyisin.” |
| 2 | “İstenen birisin.” |
| 3 | “Yaptıkların için değil, kendin için seviliyorsun.” |
| 4 | “Olduğun gibi görülüyorsun.” |
| 5 | “İhtiyaçların bir sorun değil.” |
| 6 | “Güvendesin.” |
| 7 | “Sana bakılacak.” |
| 8 | “Sana ihanet edilmeyecek.” |
| 9 | “Varlığın önemli.” |
Bizce bu listenin güzel tarafı şu: Bu cümlelerin hiçbiri yalnızca bir tipe ait değil. Her çocuk zaman zaman iyi olduğunu, istendiğini, güvende olduğunu duymak ister. Enneagram, hangisinin sizin çocuğunuzun içinde daha derinden yankılandığını fark etmenize yardım edebilir.
Riso ve Hudson ebeveynlik hakkında da düşündürücü bir şey söylüyor: Çocuk büyütmek insanın kendi çocukluğuyla yeniden karşılaştığı yerdir; yazarlara göre çoğu insanın bir “ruhsal okula” en çok yaklaştığı deneyim de budur. Ann Gadd da ebeveynlere önce kendi tiplerini tanımalarını öneriyor.
Acele etmeden, merakla
Enneagram öğretmenlerinin çocuklar konusunda ortak bir önerisi var: acele etmemek.
Enneagram Institute, başkasının tipini belirlerken “her zaman daha ince buzun üzerinde” olduğumuzu, en sağlam yolun ise kişiyi “bir süre boyunca ve çeşitli koşullar altında” gözlemek olduğunu yazıyor. Elizabeth Wagele, The Enneagram of Parenting kitabında çocuklar için bilerek “tip” yerine “stil” demeyi seçiyor; çocuğun tipini en iyi, büyüyüp kendini tanıdığında kendisinin bulacağını düşünüyor.
Ann Gadd da aynı yerde duruyor. Bazı enneagram öğretmenleri çocuğun tipinin yedi yaştan itibaren anlaşılabileceğini söylüyor; Gadd bazı çocuklarda bunun daha erken belirginleştiğini, bazılarında ise çocuk çevresindekileri taklit ederek kendini aradığı için kişilik oturana kadar zor olduğunu yazıyor. Önerisi güzel: Çocuğa bir etiket koymak yerine dokuz tipin hepsinin potansiyelinden yararlanmak. Çünkü Gadd'a göre bir çocuğun kim olduğunu kendisinin keşfetmesi, ona kim olduğunun söylenmesinden çok daha güçlü. Gadd'ın çocuklara dokuz tipi tanıtan Enneagram Kids adlı resimli kitap dizisi de var.
Enneagram ve öteki mizaç modelleri
Enneagram, çocukların mizacını anlatan tek model değil. Her biri çocuğa başka bir pencereden bakıyor:
- Thomas ve Chess'in dokuz boyutu. Alexander Thomas ve Stella Chess 1956'da New York'ta 141 çocuğu bebeklikten itibaren izlemeye başladı ve mizacı dokuz boyutla tarif etti: hareketlilik, düzenlilik, yeniye yaklaşma ya da çekilme, uyum hızı, tepki şiddeti, duyarlık eşiği, genel ruh hâli, dikkat dağınıklığı ve sebat. Çocukların yaklaşık yüzde 40'ını “kolay”, yüzde 10'unu “zor”, yüzde 15'ini “yavaş ısınan” olarak tanımladılar ve üçünü de “normal sınırlar içinde farklılıklar” saydılar. Bıraktıkları en güzel kavram “uyum iyiliği”: Sonucu çocuğun mizacı tek başına belirlemiyor; mizacıyla çevresinin beklentileri arasındaki uyum belirliyor.
- Rothbart'ın üç geniş boyutu. Mary Rothbart mizacı canlılık, olumsuz duygulanım ve çabalı kontrol (dikkati sürdürme, kendini durdurabilme) boyutlarıyla anlatıyor; 3–7 yaş için anne babanın doldurduğu bir anket geliştirdi.
- Kagan'ın bebekleri. Harvard'da Jerome Kagan ve Nancy Snidman 500'ü aşkın bebeği dört aylıktan itibaren izledi. Bebekken yeni şeylere güçlü tepki verenler, dört buçuk yaşında tanımadıkları çocuklarla bir oyun odasında daha sık sessiz ve çekingen kaldı. Yine de Kagan bulgularını tek bir cümleyle özetliyor: “Mizaç kader değildir.”
- Dokuz Tip Mizaç Modeli. Türkiye'de enneagramdan yola çıkan bir model de var: Psikiyatr Enver Demirel Yılmaz ve arkadaşları 2014'te Eğitim ve Bilim dergisinde Dokuz Tip Mizaç Modeli'ni yayımladı. Model dokuz tipi doğuştan gelen mizaç yapıları olarak tanımlıyor; yetişkinler ve 11–16 yaş için ölçekleri yayımlandı.
Bu modellerin çoğu çocuğun nasıl tepki verdiğine bakıyor: ne kadar hareketli, yeniye ne kadar çabuk ısınıyor, bir işe ne kadar dalıyor. Enneagram ise bir adım içeri, bu tepkinin nedenine bakıyor. Bizce ikisi birbirinin yerine geçmiyor; yan yana kullanıldığında çocuğunuzun hem nasılını hem nedenini görmenize yardım ediyor.
Oyun: çocuğun iç dünyasına açılan pencere
Mizaç araştırmacıları da bir çocuğu tanımak için en çok oyuna bakıyor. Laboratuvar Mizaç Değerlendirme Bataryası (Lab-TAB) üç ila beş dakikalık oyun sahnelerinden oluşuyor. 2012'de yayımlanan, ortalama 42 aylık 550 çocukla yapılan bir çalışmada kullanılan sahnelerden birkaçı:
- Risk odası: Çocuk tuhaf, tanımadığı nesnelerle dolu bir odada kısa bir süre tek başına kalıyor. Hemen dokunuyor mu, yoksa uzaktan mı bakıyor?
- Şeffaf kutu: Oyuncak kilitli, saydam bir kutunun içinde; verilen anahtarlar uymuyor. Çocuk ne kadar deniyor, ne zaman kızıyor?
- Sabır kulesi: Her turda biraz daha uzayan sırayı beklemek.
Bu sahnelerin evdeki karşılıkları zaten elinizin altında: ilk kez gidilen bir oyun parkı, açılmayan bir kavanoz kapağı, sırasını beklemek, yıkılan bir kule. Enneagramın sorusunu da buraya taşıyabilirsiniz: Çocuğunuz kule yıkıldığında neden üzülüyor? Kusursuz olmadığı için mi, kimse görmediği için mi, kontrol elinden çıktığı için mi?
Bu hafta deneyin: dokuz soru
Bunlar bizim hazırladığımız sorular; bir test değil, bir merak listesi. Her biri enneagramın dokuz temel arzusundan birine karşılık geliyor, ama bir çocukta birkaçını birden görmeniz çok olası.
- Bir şey “doğru” yapıldığında rahatlıyor mu, hatayı dert ediyor mu?
- Birine yardım ettiğinde ya da bir şeye baktığında yüzü parlıyor mu?
- Yaptığı şeyi size göstermek istiyor mu; takdir edilmek onu canlandırıyor mu?
- “Benim” dediği, kendine has şeylerden hoşlanıyor mu; anlaşılmadığını hissedince içine mi kapanıyor?
- Bir şeyin nasıl çalıştığını anlamak için tek başına uzun uzun uğraşıyor mu?
- Önceden bildiği, kuralı belli işlerde mi daha rahat; yeni bir duruma girmeden önce size mi bakıyor?
- Yeni bir oyun, yeni bir yer, yeni bir plan onu hemen heyecanlandırıyor mu?
- Oyunun kurallarını kendisi koymak, kontrolü elinde tutmak istiyor mu?
- Gerginlik olduğunda ortamı yatıştırmaya mı çalışıyor; sakin, akışkan oyunlardan mı hoşlanıyor?
Bir hafta boyunca, farklı günlerde ve farklı ortamlarda bu soruları aklınızda tutun; en çok hangilerinin altını çizdiğinizi not edin. Elinizde bir numara olmayacak; ama çocuğunuzun neye ihtiyaç duyduğuna dair çok daha net bir resim olacak. Sonra yukarıdaki dokuz cümleden ona en çok yakışanı bulun ve o hafta birkaç kez söyleyin.
Sık sorulan sorular
Çocuklar enneagram tipiyle mi doğar?
Enneagram'a göre evet. Enneagram Institute baskın tipimizle doğduğumuzu, çocuklarda ayrı bir benlik duygusunun dört beş yaş civarında belirginleştiğini, ama kimliğin bu yaşlarda hâlâ çok akışkan olduğunu söylüyor.
Çocuğumun tipi kaç yaşında belli olur?
Ann Gadd'a göre bazı enneagram öğretmenleri yedi yaştan itibaren diyor. Bazı çocuklarda tip daha erken belirginleşiyor; bazılarında ise çocuklar çevresindekileri taklit ederek kendini aradığı için kişilik oturana kadar anlamak zor.
Çocuklar için enneagram testi var mı?
Bilinen enneagram testleri, örneğin RHETI, yetişkinler için hazırlanmış ve kişiye hayatının büyük bölümünde nasıl davrandığını soruyor. Çocuklar için enneagram yazarları test yerine gözlemi öneriyor. Elizabeth Wagele'nin kitabında her bölümün başında anne babanın işaretleyebileceği kısa bir soru listesi var; sonucu çocuğun “şu an” hangi stile yakın davrandığı diye okunuyor.
Kendi tipimi bilmek ebeveynliğe yardım eder mi?
Enneagram yazarları öyle düşünüyor. Gadd'a göre ebeveyn önce kendi tipini tanımalı; Riso ve Hudson da çocuk büyütmenin insanın kendi çocukluğunu yüzeye çıkardığını, fark edilmeyen alışkanlıkların ya tekrarlanarak ya da onlara tepki verilerek çocuğa geçtiğini yazıyor.
Dokuz Tip Mizaç Modeli nedir?
Psikiyatr Enver Demirel Yılmaz ve arkadaşlarının 2014'te yayımladığı, enneagramdan yola çıkan bir mizaç modeli. Dokuz tipi doğuştan gelen mizaç yapıları olarak tanımlıyor; yetişkin ve 11–16 yaş ölçekleri yayımlandı.
Kaynaklar
- Enneagram Institute: How the Enneagram System Works; Type Descriptions; Misidentifications; RHETI
- Riso, D. R. ve Hudson, R. (1999), The Wisdom of the Enneagram, Bantam (Türkçesi: Enneagram Bilgeliği, İnsan Yayınları, 2024)
- Wagele, E. (1997), The Enneagram of Parenting, HarperSanFrancisco
- Gadd, A. (2022), Better Parenting with the Enneagram: Nine Types of Children, Nine Types of Parents, Findhorn Press
- Thomas, A. ve Chess, S. (1977), Temperament and Development, Brunner/Mazel; Rothbart, M. K. (2011), Becoming Who We Are, Guilford; Kagan, J. ve Snidman, N. (2004), The Long Shadow of Temperament, Harvard University Press
- Rothbart, Çocuk Davranış Anketi: Bowdoin
- Dyson ve ark. (2012), Lab-TAB oyun sahneleri, Emotion: tam metin
- Yılmaz ve ark. (2014), Dokuz Tip Mizaç Ölçeği, Eğitim ve Bilim: tam metin; Enneagram'dan Dokuz Tip Mizaç Modeli'ne: tam metin; ergen formu (2015): kayıt